Anksiyete kaygı demektir. İnsanların neredeyse tamamına yakını kaygının nasıl bir duygu olduğunu bilir. Korkuya yakın bir duygudur. Kişi, sanki kötü bir haber alacakmış veya bir felaket olacakmış gibi nedeni tam belli olmayan bir sıkıntı duygusu tanımlar. Kaygı, hafif derecede tedirginlikle panik atak arasında değişkenlik gösterebilir. Bir durum karşısında hissettiğimiz kaygı ile başka bir durum karşısında hissettiğimiz kaygının yoğunluğu aynı olmayabilir. Buraya kadar sanki kaygının çok kötü bir duygu olduğu izlenimine kapılmış olabilirsiniz. Aslında kaygı gerekli bir duygudur. hayatta kalabilmemiz için bize lazım olan bir savunmadır. Kaygı düzeyi sıfır olan birini hayal edin. Sizce bu kişi yolda karşıdan karşıya geçerken sağına soluna bakar mıydı? Büyük ihtimalle hiç dikkat etmezdi çünkü araba çarpabileceğine dair içinde en ufak bir endişesi olmazdı. İşte bu yüzden kaygı işimize yarayan bizi yerine göre koruyan bir mekanizmadır.

Kaygının problem olduğu durum, yersiz ve/veya abartılı olduğu durumlardır. Çocukları okula gittiği zaman, acaba başlarına bir şey gelir mi diye evin içinde fır dönen bir anne için kaygı problem oluşturmaya başlamış diyebiliriz. Her zaman yapılan, tehlikesi olmayan veya minimum tehlikeye sahip aktivitelerde bile kaygı miktarı oldukça yüksektir. Ve işin ilginç yanı yaşadığı kaydı, o sırada okulda olan çocukları koruyamaz. Sadece o anneyi rahatsız eder.

Yaygın anksiyete bozukluğu, belli bir nesneye, yere, organa, obsesif düşünceye veya kompulsiyona odaklanmamış, yani belli bir düşünsel veya devinimsel içeriği olmadan yaşanan bir bozukluktur. Odak noktası yoğun ve anlamsız bir kaygıdır. Elbette gerçekle ilişkili bir kaygıdır ama abartılıdır.

Yaşam boyu görülme olasılığı %4-6 arasıdır. Çoğu vakada çocukluk ve ergenlik döneminde başlar. Bu rahatsızlığa yakalanmada, genetik faktörler olduğu kadar yetiştirilme tarzı da büyük rol oynar.

Yaygın anksiyete bozukluğu belirtileri nelerdir?

  1. Çoğu zaman huzursuz olma, sakinleşememe, gergin ve diken üstünde olma.
  2. Kas gerginliği.
  3. Kolay yorulma.
  4. Kolay sinirlenme.
  5. Dikkat ve öğrenmede sorunlar yaşama. bir anda zihnin boşalması gibi bir duyum.
  6. Uyku sorunları.

Bazı durumlarda panik atak da eşlik edebilir. Bu belirtilerden çoğu sizde de varsa yaygın anksiyete bozukluğu yaşıyor olma ihtimalini gözden kaçırmamalısınız. Bir ruh sağlığı uzmanına görünmeniz durumu kontrol altına almanız açısından önemli.

Tedavi nasıl olmalı?

Yaygın anksiyete bozukluğu kronikleşmeye müsait bir rahatsızlıktır. Şiddetli durumlarda ilaç ve psikoterapinin olduğu bütünleşik bir tedavi uygundur. Hafif düzeyde ilaç veya psikoterapi seçilebilir. Tabi her iki koşulda da iki yöntemin uygulandığı tedavinin başarı şansı daha yüksektir.

 

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir